29 Eylül 2011 Perşembe

Yeni Düzen...

Düzenimiz değişti, oturdu, güzel oldu...Duru 3 gündür yuvadan 15.30 gibi geliyor eve...E o saatten sonrada uyumuyor, uyutmuyoruz:) Yoksa geceyarısını bulur uyuması heralde...Zaten eve gel, banyo, oyun derken biz geliyoruz...Yemek telaşı, Anneyle Babayla oyun ve 9 dedi mi de yataktayız...5 -10 dakikada uykuya dalıyor kızım...sabah 8 gibi de kalkıyor...süper oldu bu...İlk gün biraz zorlandı, 19 gibi kafası düşmeye başladı, biraz mızmızdı, oynadık, oyaladık derken 2 günde alıştı tempoya...Haa yuvada uyuycam derse ne ala...Ama sanmıyorum...Dün akşam Borayla Kuzey Güneyi izledik ilk defa...İlk defa 9da başlayan bir diziyi izledik sonuna kadar...Bora zaten izlemez ya, bunu merak ettik...Bittiğinde 11di saat...Bir şaşırdık, e daha erken diye:) Bugünden itibaren de 16.00 gibi gelicek eve, haftaya da 16.30 ve küçük kızım tam gün okullu olacak...İyi gidiyor, hiç fena değil, kahvaltı ve yemeklerini de orada yiyor artık...Hala garip geliyor bana...Bizsiz, tek başına, özgür bir birey artık:)

26 Eylül 2011 Pazartesi

7 sene...

geride kaldı...Kutladık, andık, konuştuk, Duruşa anlatmaya çalıştık, güldük...Daha nice senelere...2'miz değil artık 3'ümüz...

23 Eylül 2011 Cuma

Pes...

Bugün Annem 14.00 gibi almaya gitmiş yuvaya, gelmek istememiş bizim minik...Ben daha oynıycaam demiş, 15.30da eve gelmişler...Ben kızımı tanıyamamışım:) Yemeğini tamamen kendisi mi yiyor diye merak ediyordum, Annem sormuş...Tamamen kendisi demişler...Ağzım açık kaldı, pes dedim... Bugün pazı yemeği ve pilav bitmiş...Haftasonu gelmesinin mutluluğunu daha da yükselticek başka ne olabilir ki?:)

21 Eylül 2011 Çarşamba

Nohut...

Şimdiye kadar çocukların da çok seveceği bir yemek olan nohutu ağzına sokmayan Duru Hanım bugün gelen bilgilere göre yuvada öğle yemeğinde bir tabak nohut ve pilavı götürmüş...Benden daha mutlusu yok bugün:) Sadece nohut yemesi diil tabi mutlu eden beni, yuvada yemeğe de alışmış olması...Hem de Duru gibi yeme konusunda nazlı bir miniğin...Artık Annem 13.30 gibi alıyor Duruyu...Haftaya 14.30 olacak bu saat...Sonrasında 16.30..Ooof...Özgür kız oldu artık...Artık alıştı diyebilir miyiz, deriz deriz...
Yazın bizim iş yerinde...

19 Eylül 2011 Pazartesi

Oradan, Buradan, Şuradan...

Benim canım Annemin, onun bitanecik Ayasının d.gününü kutladık...Tabi mumlar yandı yandı söndü kaç kere...Kendi d.günü yaklaşıyor, acaba onda ne yapıcak:)
Cumartesi İrem'in d.günündeydik...Yazdan kalan bir havada, güzel bir bahçe kutlamasıydı...Önce çekingen kalan kızımı, çocukların arasına karışmada tabi ki pasta etkili oldu...Sonrasında çok güzel oynadılar...Giderken İrem'in hediyesini evde unutmuşuz...Duru hanım tam partiye geldik, İrem'in süpriz nerde diyerek hatırlattı, inanamadım, büyüdü de bana bişeyler hatırlatıyor, geri döndük tabi:)

Özellikle de Nil ile...Pek iyi anlaştılar...


Pazar ise Arturlular olarak ki bu sefer iyi toplandık (11 kişi) Burgaz adadaydık...Çok keyifli birgün geçirdik, 1-2 kişiyle yıllardır görüşmemiştik, süper oldu...Duru tek çocuk olmasına rağmen hiç sıkılmadı, masadaki herkes sağolsun sırayla Duruşla ilgilendi, Bora ve ben ise harika birgün geçirdik...Bir de restoranda bir kedi doğum yapmıştı ki Duru için yeterli oldu...Yemeğini yedikten sonra hep onların başındaydı...


14 Eylül 2011 Çarşamba

Santral İstanbul...

Güzel geçirdiğimiz Pazar gününü anlatmadan önce...
Duruşun okulunu kutladık...Onu biraz daha da motive etmek için hem...Artık Annem de beklemiyor, brakıp çıkıyor...Çok heycanlı...Akşam raporları daha da bir dört gözle bekliyoruz...Bir de bir yenilik daha, yazılı olsun istedim...Duru çok uzun zamandır herşeyini bardakla içiyor içmesine de, gece yatmadan biberonla sütü bırakamamıştık, pek denememiştim de...Artur'da yaparım demiştim, ama hastalık vs. girince işin içine hiç konu etmedim...4-5 gecedir yatmadan 1 saat önce bardakla veriyorum sütünü, yatarken de, içtin ya, biberon için hem çok büyüdün artık diyip yatırıyorum...İlk 2 gece neden falan diyip mızmızlanır gibi oldu, 2-3 gündür de unuttu gitti...Bir devri daha kapattık...


Duru ve Emre'yi Babalara bırakıp tüm akşam kız kıza dışardaydık...Babalar da kurmuşlar kendilerine rakı sofrasını, nasılsa çocuklar kendi kendilerine oynuyorlar artık...:)

Bora ay sayıyor, seneye Duruş kortlarda galiba...

Süper bir yer Santral İstanbul...Çocukla da çok rahat gidilir...İster kahvaltıya, ister akşamsütü keyife...Bir de mini konsere denk geldik ki sormayın...Duru en ön sıradan izledi:) bir ara gidip "Ali babanın çiftliğini çalın" diyip parça bile istedi...Sağolsun onlarda çaldılar, Duru en önde alkışlarla eşlik etti:))) Keyifli birgün geçirdik kuzenlerle...Can gelmişti Rusyadan...Ne kadar özlemişiz, görünce daha da iyi anladık...







Akşam da Durunun en sıkı arkadaşı bizdeydi:) Bir coştular ki sormayın...2 çocuklu ev böyle oluyor demek:)))) Pek bir eğlendiler, öpüşüp koklaştılar...Duruyu zor yatırdık valla:)

11 Eylül 2011 Pazar

Pazartesi Sendromu...

Pazartesi sabahı işe geldiğimde ancak bunlar sendromdan çıkarabilirdi beni...Yuvasından gelen geçen haftaya ait bu fotolar, ve yine annemden gelen "Pazartesi bile sorunsuz gittik okula" telefonu...O girmiyor galiba Pazartesi sendromuna:)

9 Eylül 2011 Cuma

Bu Arada...

Biraz önce yuvadan çıkmış minik...Bugün yemeğe de inmiş, yemiş de yemeğini...Haftayı beklemeden:)

Tarihe Not...

Unutmadan yazıyım...Geçti gerçi ama bayram öncesi haftasonu Duru ilk defa sinemaya gitti...Şirinler...Pek sevdi...Mısır yiye yiye seyretti...Gıkı çıkmadı...Çizgi film değilmiş, çizgi film olsaydı daha da zevk alırdı bence...Biz ondan daha çok zevk aldık:) Hem filmi çok beğendik, hem Duruşla sinema keyfi yaşadık...
Bu arada yuva hergün web sitesindeki Durunun sayfasına rapor yazıyor...O kadar heycanla bekliyorum ki...Genel olarak gidişat iyi...Nazar değmesin...Sınıfa giriyormuş, bir daha ders bitene kadar çıkmak yok, Anneanneyi sormak yok...Öğretmenini çok sevmiş ki bu Duru için özellikle çok önemli...Keyif alsa bile kişilerden, ortamdan, pek kendine dokundurtmaz, öptürmez bizim kız...2 gündür öğretmenine sarılıp öpüyormuş...Bunu duyunca gözlerim doldu valla...Oyunlara katılımı tam...Tabi öncesinde 2 dakika gözlem vakti geçiriyormuş...Hiç şaşırmadım...Giderken de öğretmenine yarın görüşürüz diyip ayrılıyormuş:) Haftaya Annem artık beklememeye başlıycak...Gerçi Duru Annemin yanına 1 kere bile gitmemiş 4 gündür ama bakalım gelecek haftalar neler göstericek bizlere:) Haftaya yemeğe de kalıcak...Dün gerçi oturmuş, 1-2 kaşık yemiş...Sonra gitmek istemiş...Bizsiz, kendi başına hayatının ilk günleri diyebiliriz...

6 Eylül 2011 Salı

Şimdi Okullu Olduuk...

Süper geçmiş...İlk gün için..Önce parkında oynamış, arkadaş ve öğretmenleriyle, sonrasında Annem'e görüşürüz diyip, öğretmeniyle sınıfa çıkmış, oyunlar oynamış, resim yapmış...Bıcır bıcırmış...Beni utandırdı...Arıza çıkabilir diye düşünüyordum, hala da düşünüyorum ya...2-3 saat kalmış sadece, bugünlük bu kadar yeter bu yaş grubuna demişler...Bakalım önümüzdeki günler ne göstercek ama ilk günümüz harika diyebilir miyiz? Deriiiz...Darısı diğer günlere...Ama anladık ki bir kere daha herşey yaşında güzel...Daha doğrusu hazırsa güzel, zorlamanın anlamı yok...Güle oynaya olmalı herşey...Belki bundan 1 sene önce, hatta 6 ay önce böyle kolay geçmiyebilirdi ilk günü bile...Okulun hergün olduğunu farkettiğinde, ileride tüm gün kaldığında neler olacak bilinmez, ne arızalar çıkacak bilinmez ama benim stresim, sabahtan beri olan karın ağrım geçti mi ne?:) Mutluyum galiba...Okullu oldu kızım...İyi haberleri aldım, bir de üzerine ağladım, açıldım:)

5 Eylül 2011 Pazartesi

Fotolarla neler yaptık...

Birikmiş fotolar...Hepsini karışık koydum gitti...Bizim grup kahvaltıda...
Bayram öncesi Batularda tüm gün havuz keyfi...Çok mutluydu bizim minikler...
Yine bayram öncesi Swiss otel kahvaltı keyfi...





Rahmi Koç Müzesi...


Veee Bayram veee Sapanca...Öncesi birgün Anneannemde İzmitte kaldıktan sonra ver elini Sapanca dedik, tam 6 günlüğüne...

Ne keyif aldı, aldık, sormayın...Tam özgürlüğünü ilan etti...Biz ise bol bol dinlendik, güneşlendik, kitap okuduk...Sabah arkadaşı gelir, çağırır, giderler parka...Biz arada uzaktan bakıyoruz, dönüyoruz...Ya da çimenlerde koşturmacalar...Bize "Görüşürüüüüz" diyip gidiyor...Tüm gün havuz, bol yemek, uyku, akşam 22.30lara kadar kah evlerde, kah çimlerde arkadaşlarıyla azmaca...Mükemmeldi anlıycağınız...Yuvaya tam bir hazırlık...Videolarda da bize hazırladıkları dans şov:) Bir Anne aşkı ki sormayın gitsin...Babayı bile satar cinsinden:))))Ve bu 2 minik yarın okullu oluyor:) :(
















Duru mu? Farkında, anlattık, kabullenir gibi...Ama sen de gel diyor...Aya ve Dede götürcek diyince de tamam diyor...Bakalım...Ben mi çok çok heycanlıyım, bi o kadar stresli...