8 Haziran 2011 Çarşamba

kanaviçe :)


görünce kafamı çevirdiğim. iğne iplik bana göre değil dediğim. beğenemediğim kanaviçe meğer  ne güzel bir şeymiş. çok önyargılı yaklaşmışım. ya da bu zamana kadar uğraşacak vaktim olamadığından göz ardı etmişim. neyse ne şimdi bayılıyorum. bembeyaz etamin üstüne yavaş yavaş oluşan motif insanı çok heyecanlandırıyor. puzzle gibi. bu günlerde pek yapamıyorum her yere ulaşabilen  İpek ipleri yemek istediğinden ama anladım ya o kadar zor olmadığını yaparım artık.

bu ilk yaptığım çiçek set halinde satılıyor.  içinden kasnak etamin model açıklaması gerekli tüm iplikler fazlasıyla ve 1 etamin iğnesi çıkıyor. ilk defa yapacaklar için çok uygun bir set.

7 Haziran 2011 Salı

BALE RESİTALİ ''Hırçın Kız''

öyle mutluyum ki pazar akşamından beri sırıtarak dolaşıyorum hep.  çok doğru bir karar vermişiz bale konusunda.   kolay olmadı oraya haftada 2 gün gidip gelmek.   kar soğuk bitmek bilmez yağmurlar bir türlü gelemeyen bahar ve pat diye ısınan montla gidip askılıyla dönmemizi sağlayan  hava.  son haftalarda pazar günleri   2,5   saat aralıksız  prova. bütün bunları 2 aylık bebekle yapmaya başlamak. hala nasıl cesaret edebildiğime şaşıyorum. otobüse yetişmek için koşturmaca otobüs kaçınca ya da hava kötüyse ya da İpek uyuyorsa taksiyle git gel. hepsine değermiş bunu bir kez daha anladım ve gördüm.

muhteşemdi.

Erk 2 yaşından beri okula gidiyor. bir sürü gösteriye çıktı. ama bu çok farklıydı. öyle çok heyecanlandım ki anlatamam. şimdi yazarken bile kalbim çarpıyor. canım oğlum.

cumartesi günü beni çok korkutmuştu. o gün sabah 9,30 dan akşam 5' e kadar prova vardı. ve yine akşam 5'de okulda folklör gösterisi vardı. taksiye atlayıp gösteriye yetiştik. giydiği folklör kıyafetinin kalın ve ağır olması kafasına sarılan başlığın sıkması ve aşık mı yoksa nefret mi ediyor anlyamadığım A ile kaşla göz arası tartışması sonucu tam gösteri başlamak üzereyken. herkes yerini almışken Erk ağlayarak çıkmıycam diye bağırıp yanıma geldi. utanıyorum! dedi istemiorum dedi. çığlık çığlığa ve baleye de çıkmıycak dedi. sakinleştikten sonra gösterinin son kısmında koşup arkadaşlarının arasına hiç bir şey olmamış gibi döndü ve sonraki düğün ve asker gösterisine çıktı ama ben ya baleye çıkmazsa diye gerçekten çok korktum. pazar günü gösteri için Erk'i teslim ettikten sonra hemen öğretmenine söyledim cumartesi olanları. konuşmuşlar Erkle ve ağlayan ben çıkamam diyen sahne fobim var benim diye ağlayan diğer çocuklarla. nasıl güzel motive etmişler. tüm çocuklar gülümseyen yüzlerle öyle güzel bir gösteri sergilediler ki gerçekten muhteşemlerdi :)))) akşam 8de başlayan gösteri 11de bitti. bu süreçte 5 kez sahne aldılar.

1. perdede hırçın kız balesini sahnelediler. Erk 'horoz' oldu.
tavuklar uyanışın orjinali burada (bu kadar mükemmel dans edebileceği günleri de görürüm inşallah.)
bu perdede tavuklar uyanış - yumurta dansı ve finalde 3 kez sahneye çıktılar.

2. perdede en iyi türk film müzikleri eşliğinde av mevsimi filmi müziği olan 'Hayde' de  modern dans sergilediler.

5. ''show must go on'' eşliğinde final selamıydı.

muhteşemdi :)))

tabi bu kadar yazdıktan sonra birkaç fotoğrafda eklemek isterdim ancak balkondan izlediğimiz için fotoğraf çekemedim daha doğrusu güzel çekemedim. gösterinin fotoğrafları dağıtıldığında yüklerim burayada.ve son olarak  şu ''show must go on'' u buraya ekleyebilseydim ve müzik eşliğinde okuyabilseydiniz tam süper olacaktı ama napalım. beceremedim. öyleymiş gibi hayal edelim  :)


not: bu arada İpek'in sabrını da kutlamak lazım. onca gidip gelme provalar falan bir alkış da İpek'e :)  O da abisini birinci perdede izledi ve bolca alkışladı :) ikinci perdede anneanne ile birlikte eve döndü.