Geçen gün kordonda yürüyüş yaparken Necip Paşa Köşkü'nün yanındaki aralıkta rastladım bu ağaca. Onca yıldır oradaymış ama ben ilk kez fark ettim. Ve ağacın üzerindeki insan suratını andıran görüntülere, özellikle göz şeklindeki oluşumlara hayretle bakıp araştırmaya karar verdim. ''titrek kavak ağacı'' imiş.
Ağaç alt dallarını döktüğü zaman geriye kalan doğal izlermiş bu görüntüler.
Söz konusu süreç genellikle "kendiliğinden budama" olarak adlandırılıyormuş.
Genellikle titrek kavak veya huş ağaçlarında alt dallar artık yeterli güneş ışığı almadığında, ağaç besinleri kesip dalı düşürdüğünden ortaya çıkan düğüm ve kopan dal üzerindeki iyileşmiş kabuk, bakan bir göze çarpıcı bir şekilde benzeyen oval şekilde bir iz bırakıyormuş. Sadece estetik bir görüntü sunmakla kalmayan bu desenler, aynı zamanda ağacın hastalıklardan korunup enerjisini en verimli şekilde kullanmasına yardımcı bir hayatta kalma mekanizması imiş.
Adeta bir mucize gibi. Gövdede yer alan kabuk izleri ve çizgilerin ağacın doğal yapısı gereği insana ait karakteristik bir bakış veya yüz ifadesi illüzyonu yaratması inanılır gibi değil.
Geçtiğimiz hafta çok sıkıntılı geçti. Biraz deniz havası alalım şu blogta. Link hırsızı kadını ve marifetini görmekten feci bunaldım. Yahu öyle sıradan bir kadın da değil ama sanırım ünlenmeye merak sarıp birilerini görevlendirmiş. Demiş ki ''Beni internette görünür kılın!'' Herhalde hırsızlık olduğunu da adı gibi biliyordur. Seni şiddetle kınıyor ve ayıplıyorum, hakkımı da haram ediyorum F Hanım! Yükselmek isterken bak ne hale düştünüz. Tabii ki cezasız kalmayacaksınız.



























