Sayfalar

anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Annem

İnsanları edebiyat akımlarıyla eşleştirmek bayağı eğlenceli. Mesela annem klasisizmin kalesi babam realizmin kaymak yiyicisi. Arkadaşlar benim için de dadaist demişlerdi. Aklıma geldikçe gururlanırım.

Annemin ağzından -salak- lafını dahi duyamazdık eskiden. Fakat tartışırken arada ben hafif hafif küfrettiğimden olsa gerek o da sinirlenince ağzını açmaya başladı artık.
Kendisi çoğu şeyi pis olarak nitelendirir. Mutfak lavabosunda el yıkamaktan günümüz modern açık ilişkilerine uzanan geniş bir yelpazede çoğu şey pistir.

Makyaj yapmayı sevmez, parfüm kokusu başını ağrıtır. Önemli olan doğallıktır, güzelsen eğer zaten süslenmene gerek yoktur. Kendisini beğenir ve sever. Sebepsiz yere o kadar güvenir ki kendine şaşar kalırsınız. Bu konuda ve başka diğer konularda taban taban zıttızdır. Görünüşümüzün tamamen farklı olmasının yanında zeka türlerimiz zevklerimiz de bambaşkadır.
Ben estetiğe önem verirken o pratikliği benimsemiştir.*

Kalıpları keskin kuralları vardır ve o bunları önyargı olarak görmez tecrübe der.
Kendi inancı mutlak doğrudur, eninde sonunda -ben dahil- herkes onun dediklerine geleceğizdir.
Ufku dardır. Dolayısıyla Türkiye'de doğduğundan müslümandır.*

Babamı çok sever. Normal anneler gibi babamla aramı bulmak şöyle dursun "hişt çok ayıp babaya öyle denilir mi babanın yanına o kılıkla çıkılır mı" der. Üstelik bunu babamın yanında yapar. Adam o an sinirlenmeyecekse bile sinirlenir. Tartışmalarda ara bulmaya çalıştığını iddia ederek insanı öfkeden deliye döndürebilir.
Söylediği hiçbir söz beni teselli etmez aksine üzüntümü arttırır ağlamamı şiddetlendirir.

Çocukluğumda annem hep hastanede olduğu için ben babamla zaman geçirdim. Belki onun etkisidir diyeceğim ama ben hiçbir zaman annem varmış gibi hissetmedim. Hala hissetmiyorum. O, evde arada yemeğimi yapan gömleklerimi ütüleyen bir kadın.
Vakit geçirmekten hoşlanmadığım sırlarımı anlatmadığım varlığıyla gururlanmadığım bi kadın.

Ama yaşadığı berbat durumları geçirdiği büyük depresyonları düşününce acaba haksızlık mı ediyorum diyorum.
Sonra, hayır hayır o depresyondayken ben çocuktum öyle davranmamalıydı özen göstermeliydi bana kattığı hiçbir şey de yok a tabi travmalarım hariç diyorum ve sinirleniyorum.
Keşke sadece sevmiyor olsam nefret etmesem kendi kendime zarar vermesem.

*Klasisizm dışı

Kan Bağıyla İnandırılmış Sevgi

Annemi "annem" olmasa yine de sever miydim?
Annem beni "çocuğu" olmasam yine de sever miydi?

Uzaktan yakından alakamız olmazdı...